top of page

Gövdeni Doğru Yönlendir

Ruh ve beden bir bütün diyoruz her zaman. Oldukça doğru bir ifade aslında. Zihin düşünür, hisseder, beden ise buna uygun şekil alır. Örneğin: Mutsuzsak suratımız asılır, mutluysak gülümseriz. Birine öfkelenirsek bunu belli ederiz ya da içimize atarız. Özetle; zihin ne düşünür ve kalp ne hissederse bizde öyle davranırız. Kendinize bir bakın; genellikle davranışlarınız nasıl? Öfkeli biri misiniz yoksa daha sakin biri mi? Mutlu musunuz yoksa mutsuz mu? Kolayca sinirleniyor musunuz? Ya da kindar mısınız? Bilişsel Davranışçı Terapinin de mantığı aslında budur. Eğer olumsuz düşünceleri olumluya çevirirse kişi, hisleri de olumlu hale gelir ve bu da davranışlarına yansır. Örneğin: Size bağırılmasına karşı çok duyarlısınız diyelim. Bu sizin kırmızı çizginiz. Bir bakalım; birisi size bağırdığında aklınızdan hangi düşünceler geçiyor? Bana nasıl bağırır? Beni önemsemiyor. Bana saygı duymuyor vb. Bu düşünceler oldukça rahatsız edici ve öfke uyandırıcı düşüncelerdir. Elbette bunu düşünen birinin davranışları da sakin ve kontrollü olmayacaktır. Karşı tarafa bağıracak, küsecek belki de çok kırıcı cümleler kuracaktır. Aslında gövdesini yanlış yönlendirecektir. Çünkü zihin ne düşünürse kalp onu hisseder ve beden buna uygun hareket eder. Senaryoya tekrar bakalım. Size bağırılması kırmızı çizginiz diyelim. Buna asla tahammülünüz yok. Fakat bir yakınınız veya iş arkadaşınız size karşı sesini yükseltti. Bu defa daha sakin ve makul düşünceleri tutalım zihnimizde; Örneğin; ‘‘Belli ki iletişim yeteneği zayıf’’, ‘’kendini kontrol edemeyen biri’’, ‘’iyi bir gün geçirmiyor olabilir’’ vb. Bu tarz düşünen birinin duyguları nasıl olur? Daha sakin, daha az öfkeli ve huzurlu. Peki, böyle düşünen birinin davranışları nasıl olur? Karşı tarafa bununla ilgili problemi doğru zamanda, daha doğru bir şekilde aktarır. Çatışma yaratılmaz. Kişi üzülmez veya huzursuz olmaz. Sonuç gövdesini doğru yönlendirmiş olur.

Hayatta başımıza iyi ve kötü binlerce olay gelir. Bu olayların bazılarına çok öfkelenir, bazılarına çok üzülür bazılarına ise çok seviniriz. Bazılarında korkar bazılarında da çok utanabiliriz. Yaşadığımız bu deneyimleri bir başkasıyla paylaştığımızda bize ‘‘buna mı üzüldün diyebilirler. Nasıl yani deriz? Bizim bu kadar ağır deneyimlediğimiz bir şeyi karşı taraf ciddiye almıyor mu yani diye düşünebiliriz? Ona neden bize geldiği kadar ağır gelmedi? Aslında önemsenmemekten ziyade asıl mesele şu: Bazıları gövdesini doğru yönlendirmeyi çoktan öğrenmiştir. Olayların ne olduğunda ziyade bizim onlara nasıl baktığımızdır önemli olan. Derin bir kabul ve boş vermişlik halinden bahsetmiyorum elbette. Asıl söylemek istediğim öznenin biricikliği. Yani bizim kendi varlığımızın eşsiz bütünlüğü bahsettiğim. Bizden bir tane var ve aslında elimizdeki en değerli hazine yine kendimiziz. Ruhumuza ve bedenimize iyi gelmeyecek herhangi bir olumsuzluktan kaçınmak istemek oldukça doğaldır. Eğer sürekli mutsuzsak veya öfkeliysek, davranışlarımızda aynı orantıda olumsuz olacaktır. Ruh halimiz çökkün, bıkkın ve kaygılı bir form kazanacaktır. Kişiliğinizin bir parçası olacak olan bu katılığı bir ömür yanınızda taşımak ister miydiniz? O halde cevabımızı verdiysek neler yapabileceğimize bir göz atalım: 1- Zihnini iyi tanı. Bunun için okuyacağın bir çok kitap mevcut. Fakat benim önerim: Joseph Murphy- Bilinçaltının Gücü 2- Kendini iyi tanı. Bir kağıt kalem al ve sessiz bir ortamda kendine düşünmek için alan tanı. En çok nelere kızarsın, en çok nelere kırılırsın? Olumsuz duygularının ortak düşünceleri neler? Seni hangi düşüncen aşağıya çekiyor? Bunları tek tek düşün ve yaz. 3- Gerekli olduğunu ve bu yolda bir uzmana ihtiyacın olduğunu düşünüyorsan bir psikoterapistten destek al. Kendine yaptığın en kıymetli yatırım olacaktır., 4- Meditasyon ile tanış. Anda kalmanızı ve olaylara daha objektif bakabilmenizi sağlayan en keyifli yollardan birisi meditasyondur. Hem böylece (varsa) içsel öfkenize de daha yakından tanıklık edebileceksiniz. Düşüncelerini ve düşünme şeklini iyileştiren kişi daha olumlu duygulara sahip olur ve güzel hislerden kötü davranış çıkmaz. Gövdeni doğru yönlendirmek özetle budur.

0 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page